|
İnci
M.Ö. 2200 lü yıllardan beri İnci vardır. Eski çağlarda inci bir ev değerindeydi ve kimi zaman bir inci almak için eviyle inciyi değiş tokuş edenler oluyordu. Doğal inci çok hassastır ve kullanırken dikkat etmek gereken kuralları vardır. Asit inciyi mahveder! Tenimizde asit vardır. İnci çıplak tene takılmaz. Yazın sıcakta takılmaz, suyunu kaybeder ve pörsümeye başlar. Havasız yerde durmamalı. Max. 100-150 yıl yaşar.
|
|
Yakut
Toprağın kanı, yaşamın ve sevginin temsilcisi olarak kabul edilir. Kimi yörelerde taş sahibinin tenine yada dişine takıldığında daha fazla güç ve enerji verdiğine inanılır. Erken ölüme karşı insanları koruduğuna dair de yaygın bir inanç vardır.
|
|
Safir
Çok eski çağlarda insanlar dünyanın dev bir safir üstünde durduğuna ve gökyüzünün rengini bu safirin göğe yansımasından aldığına, ayrıca safirin, cennetin bütün renklerinde bulunduğuna inanılıyordu. Doğruluk ve sadakatin sembolüdür. Hz. Musa’ ya gelen 10 emir safirden yapılmış tabletler üzerinde verilmiştir. Bundan dolayı en kutsal taş kabul edilir. Ayrıca dürüst ve akıllı hükümdarların sembolüydü. Sadakati simgelediği için evlilik yüzüğü olarakta iyi bir seçimdir.
|
|
Aleksandrit
Aleksandriti kıymetli yapan özelliği çift renk göstermesidir. Genelde lambada mor güneş ışığında mavi olanlar yaygındır. İdeali zümrüt yeşili ve yakut kırmızısıdır.
|
|
Topaz
Göz hastalıklarını ve veba gibi salgın hastalıkları ortadan kaldırdığı söylenir. Ortaçağ’da nazardan korunmak için altın bir bileziğe takılmış olarak sol kolda taşınırdı. Aşk taşı veya bereket taşı olarak iki aşık arasına girebilecek soğukluktan koruduğuna inanılır. Romalılar kendilerini tehlike ve kötülüklerden koruyacağına inandıkları için topaza “Güç taşı” adını vermişlerdir.
|
|
Zümrüt
Mısırda Kleopatra’dan çok önceleri bilinen bir taştır. İlk kez doğu uygarlıklarında kullanıldığı sanılan zümrüt, uzun bir süre nazarlık, tılsım veya dini önem taşıyan bir taş olarak benimsenmiştir. Göz değmesini önleyen, ateş düşüren, zehire karşı panzehir olan, hafızayı güçlendiren sihirli bir tılsım olarak kullanılmıştır. İnka’lar zümrütü asalet, saltanat ve dini sembol olarak kullanmışlardır
|
|
Akuvamarin
Denizciler akuvamarinin kendilerine uğur getirdiğine inanırlar. Eski çağlarda akuvamarin. Denizcilerin güven sembolü haline gelmiş ve deniz kızlarının hazinesi olarak görülmüştür. Denizciler, kendilerini güvende hissetmek ve deniz tutulmasını engellemek için bu taşı takmışlardır.
|
|
Ateş Opali
Bu taşa “Azteklerin Ateşi” de denilmektedir. Uyşukluğu, duygusuzluğu, dağıtarak görmeyi düzelttiği, kan bozukluklarını, depresyonu iyileştirici bir yeteneğe sahip olduğuna inanılır. Eski zamanlarda yerli Amerika kabileleri ateş opalini derin aşkların sembolü olarak aziz tutarlardı. Ateş opali gibi parıltılı taşların cennet suyundan meydana geldiğine inanılırdı. İnsana cesaret, irade gücü ve enerji verir.
|
|
Avustralya Opali
Osmanlı cevahirciliğinde bu taşın ismi “Aynüşşems” dir. Tabiatın bütün ihtişamı olan ateş ve şimşek, gökkuşağının tüm renkleri ve engin denizlerin yumuşak parıltısının, Avustralya opallerinin rengini yansıttığına inanılmaktadır. Avustralya yerli kabilelerinin efsanelerinde bu taşın, Tanrı’nın tüm insanlara barış mesajı getirmek amacıyla, gökkuşağıyla birlikte dünyaya indiğine inanılır. Tanrının ayaklarının yere değdiği yerde taşlar canlanmış ve gökkuşağının tüm renklerinde opal vücudu içerisinde parlamaya başlamıştır.
|