Hikayemiz

Denizden Gelen

Bodrum'da büyümek, denizle büyümek demekti.

Sabahları tuzlu saçlarla uyanmak, çakıl taşlarını avuçlamak, kabuklara bakmak — ve onlarda yalnızca güzelliği değil, anlamı görmek.

Cansu Türkdoğan Şimşek'in elleri daha çocukken bir şeyleri toplamaya, bir araya getirmeye, dönüştürmeye başlamıştı.

Topladığı her kabuk, dizdiği her taş — aslında ilk koleksiyonuydu.

O eller büyüdü. Ama bakış hiç değişmedi.

Bugün Bodrum'daki atölyesinde zaman yavaşlar.

Çekiç, törpü, lehim — bunlar araç değil, bedenin bir uzantısıdır.

Her parça bir ritimle doğar. Yavaş, dikkatli, bilinçli.

Cansui bu yüzden var.

Üretmenin bir tür meditasyon olduğu,
her parçanın bir duygu taşıdığı,
hiçbir şeyin tesadüf olmadığı bir dünya için.

Eli o parçada.
Kalbi o anda.

Her parça bir iz taşır.
Cansui onun kalıcı hâlidir.